Yazıyı Beğen

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Sevgilisini öldürüp elma bahçesine gömdü




Ebru Erdoğan 6 Temmuz 2009'da ortadan kayboldu. Babası Mehmet Erdoğan, bir gün sonra polise kayıp başvurusunda bulundu.

Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, genç kadının bulunabilmesi için soruşturma başlattı.
Gideceği yerler araştırılan Erdoğan ile ilgili resmi kurumlarla yazışmalar yapıldı, son görüştüğü kişiler tespit edildi.
Her yerde aranan ve rahatsızlığı nedeniyle zaman zaman hastaneye giden Erdoğan'ın kayıp müracaatından sonra hiçbir hastaneye başvurmuş olmaması ve banka hesaplarında da herhangi bir hareketlilik olmadığının tespit edilmesi üzerine cinayet dedektifleri, genç kadının öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde durmaya başladı.Ebru Erdoğan'ın en son görüştüğü kişiler arasında olan sevgilisi olduğu iddia edilen Abdullah O. cinayet ekipleri tarafından takibe alındı.
Abdullah O'nun genç kadının kaybolmasının ardından birkaç adli olaya karıştığı, çevresine agresif davranışlarda bulunduğu ve ailesiyle tartışmalar yaşadığı tespit edildi.
İfadesine başvurulan Abdullah O, polise sürekli çelişkili ifadeler vermesi rağmen delillerin tam toplanmamış olmasına nedeniyle serbest bırakıldı.

ELMAYI ÇOK SEVDİĞİ İÇİN BAHÇEYE GÖMMÜŞ

Tüm ayrıntıları gözden geçiren ve hiçbir delili atlamamaya çalışan dedektifler, çalışmanın tamamlanmasıyla takip edilen şüpheli Abdullah O'yu gözaltına aldı.
Abdullah O'nun gösterdiği Kesecik köyündeki elma bahçesinde genç kadının toprağa gömülü cesedine ulaşıldı.Erdoğan'ın cesedi, Seydişehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Abdullah O'nun ifadesinde, ''Olaydan bir gün önce sevgilim olan Ebru Erdoğan ile birlikte kaçmaya karar verdik. Ebru'yu babamın bulunduğu eve getirdim. Ancak ailem Ebru'yu istemedi. Bunun üzerine evden araçla çıktık. Beyşehir yolu üzerinde ayrılmak istediğim Ebru bana hakaret etti. Ben de onu dövdüm. Sonra sürükleyerek yol kenarındaki suyun yanına gittim. Başını suyun içine sokarak boğdum. Öldüğünü anlayınca cesedi aracın bagajına koyarak gömmeye karar verdim'' dedi.
Elmayı çok seven Ebru Erdoğan'ın cesedini, zaman zaman buluştukları elma bahçesine götürdüğünü anlatan Abdullah O, Erdoğan'ı iki ağacın arasına gömdüğünü söyledi.
Polisteki işlemlerinin ardından Seydişehir Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen zanlı, adliyeye sevk edildi.

Çörek otunun faydaları


Çörek otunun faydalarından biriside zayıflamaya yardımcı olmasıdır. Bunun için çörek otunu veya yağını kullanın.
İşte çörek otunun faydaları:

Öğretmenlere müjdeli haber

Öğretmenlere müjdeli haber


Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), okul öncesi eğitimkurumlarında kadrolu olarak görev yapan ön lisans mezunu öğretmenlerin 2011-2012 eğitim-öğretim yılında tekrar lisans tamamlama programına son kez alınması için ek protokol imzaladı.
Edinilen bilgiye göre, MEB'e bağlı resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında kadrolu olarak görev yapan ön lisans mezunu öğretmenlerin lisans tamamlamalarına yönelik MEB ile Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü arasında''Okul Öncesi Öğretmenlerinin Lisans Tamamlama Programı Protokolü'' imzalanmıştı.

SON KEZ ALINACAK

Daha sonra ise bu konuyla ilgili ek protokol imzalanarak, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında uygulaması başlatılan lisans tamamlama programına çeşitli nedenlerle başvuru yapamayan anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıflarında kadrolu olarak görev yapan Okul Öncesi ve Çocuk Gelişimi Eğitimi ön lisans mezunu öğretmenlerin 2011-2012 eğitim-öğretim yılında tekrar lisans tamamlama programına son kez alınması kararlaştırıldı.
Ek protokole göre, bu programa katılmak isteyen kadrolu ön lisans mezunu okul öncesi öğretmenlerin bulundukların İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile irtibata geçerek, bilgilerin İl Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığı ile en geç 24 Haziran 2011 tarihine kadar MEB Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü'ne bildirilmesi gerekiyor.
Konuya ilişkin şahsi başvurular kabul edilmeyecek.

Porselen etkisi yaratan fondötenler - Foto Galeri

 

Şampiyon yarın belli olacak



Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluk düğümü, yarışı haftalardır başa baş götüren Fenerbahçe ile Trabzonspor'un ligin son haftasında alacakları sonuçlarla çözülecek.İki ekip de deplasmandaki mücadelelerde şampiyonluk yarışında son kozlarını oynayacak.

FENER Mİ TRABZON MU ?

Fenerbahçe, deplasmanda Sivasspor'un konuğu olurken, Trabzonspor yine deplasmanda Kardemir Karabükspor ile karşı karşıya gelerek, sezonun son 90 dakikalık mücadelesine çıkacak.
Şampiyonluk yarışında Fenerbahçe'nin Trabzonspor'a ikili averajda üstünlüğü bulunuyor. Ligin 2. haftasında Trabzon'da oynanan maçı bordo-mavili ekip 3-2 kazanırken, ikinci yarıda 19. haftadaki mücadelede sarı-lacivertli ekip Trabzonspor'a karşı 2-0'lık galibiyet aldı.
İki ekibin de son hafta maçlarını kayıpsız geçmesi durumunda ikili averajda üstünlüğü bulunan Fenerbahçe, aynı puana sahip rakibinin önünde yer alarak şampiyonluğa ulaşacak.
Fenerbahçe'nin Sivasspor deplasmanında her türlü puan kaybında Trabzonspor'a, Kardemir Karabükspor önünde alacağı galibiyet şampiyonluğu getirecek. Sarı-lacivertli ekip kazanır, Trabzonspor puan yitirirse Fenerbahçe averaj üstünlüğüne bakılmadan puan farkıyla gülen taraf olacak.
İki ekibin taraftarlarının gözleri takımlarının maçlarında, kulaklar ise rakiplerin mücadelelerinde olacak.

Oprah programını ağlayarak

Oprah programını ağlayarak bitirdi
Amerikan televizyonlarının en ünlü ismi Oprah Winfrey, gelecek çarşamba günü yayınlanacak son programıyla, 25 yıllık televizyon programını bitirecek.

MUHTEŞEM VEDA TÖRENİ

Önceki gün Hollywood'un ve müzik dünyasının ünlü isimleri Oprah Winfrey'e muhteşem bir veda töreni yaptı. Törenin birinci bölümünün sunuculuğunu Tom Hanks, ikinci bölümünkini Will Smith üstlendi. Ünlü sunucu için yapılan bu özel gece pazartesi ve salı akşamı iki bölüm halinde yayınlanacak.

Michael Jackson'ın güzel kızı Paris

Michael Jackson'ın güzel kızı Paris
Michael Jackson'ın kızı Paris (12), her geçen gün güzelleşiyor. Önceki gün okul çıkışı gazeteciler tarafından görüntülenen Paris Jackson'ın müzik konusunda çok yetenekli olduğu söyleniyor. Gelecekte aile geleneğini sürdürüp müzik dünyasına atılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Murat Boz: Konser heyecanını orgazma tercih ederim

Murat Boz: Konser heyecanını orgazma tercih ederim

Almanya'dan geldiniz. Orada ne yapıyorsunuz?

Sevgilim Eliz, Alman vatandaşı. Ailesi de orada. Sık sık ziyarete gittiğimiz için orada bir ev aldık. Yani bir orada, bir buradayım. Almanya'yı seviyorum.

İstanbul'u özlüyor musunuz?

Özlediğim zaman hemen uçağa atlayıp geliyorum. Sonuçta ailem burada.

Hayranlarınız da...

Hayranlarımla sürekli ve her yerde iletişimim var. Twitter ya da Facebook üzerinde devamlı iletişim kuruyoruz. Zaten konserlerde de bir araya gelip özlem gideriyoruz.

Konserlerin en çok nesini seviyorsunuz? Öncesinde yaşanan heyecan mı sahneye çıktığınız an mı sonrası mı?

En çok sahneye çıktığım an yaşananları seviyorum. Konser öncesinde ise sabırsızlanıyorum, bir an önce sevenlerimin karşısına çıkma telaşı yaşıyorum.

Konserde yaşadığınız duygu nasıl bir şey?

Apayrı bir heyecan. En sevdiğim şey, o kalabalığın benimle birlikte aynı anda şarkıları söylemesi. Bu gerçekten müthiş. Orgazmı bile tercih etmem o duyguya.

Konser sonrası da o adrenalin devam ediyor mu?

Hem de uyuyana kadar. Konser bitiyor, biz hâlâ konseri konuşuyor, değerlendirmesini yapıyoruz. Etkisinden kurtulmak zaman alıyor.

"Kamerayla sevişirim"

Sahne gerisinde kaprisleriniz ya da ritüelleriniz var mı?

Hiç öyle şeylerim yok. "İçkimi getirin, meyvelerim olsun" gibi taleplerim olmaz. Su olsun yeter.

Biri gelip "Sizi ilk defa dinliyorum, hiçbir şarkınızı bilmiyorum" dese, o kişi size antipatik gelir mi?

Asla. Bu, her zaman mümkün. O kişi müzikle fazla ilgilenmiyor olabilir, yaptığım müzik onun zevkine hitap etmiyor olabilir. Konsere gelir, beni dinler ve beğenirse tabii ki mutlu olurum. Sonuçta kimse kimseyi beğenmek zorunda değil.

Yeni albümünüzün nesi farklı?

Daha olgun bir albüm oldu. Yaşım ilerledikçe müzik zevklerim, dinlediğim sanatçılar farklılaştı. Bunlar, yaptığım müziğe doğru oranda yansıyor.

Albümün ismi belli mi?

'Aşklarım Büyük Benden'. İddialı bir söz, biliyorum...

Kliplerin hikayesine karışır mısınız?

Genelde ortak çalışma oluyor ama yönetmenin işine karışmayı sevmiyorum. Fikrimi söylerim ama nihai kararı yönetmene bırakırım.

Klip çekmek de bir nevi oyunculuk. İşin bu kısmı hoşunuza gidiyor mu?

Kamerayla sevişirim. O derece seviyorum. Başlangıçta zorlandım ama insan alışıyor.

Şöhrete çabuk alıştınız mı?

Bunu mümkün mertebe hasarsız atlattığımı düşünüyorum. Şöhreti doğru yönlendirdiğiniz zaman size faydası olur. Bütün mesele, olduğun gibi kalabilmek.

Kendiniz gibi kalabilmeyi nasıl başardınız?

Aile ve arkadaş bağlarım çok kuvvetlidir. Bu noktaya gelirken sevdiğim insanları hayatımdan çıkartmayarak, yoluma onlarla devam ederek başardığıma inanıyorum. Şöhretin beni çok fazla değiştirmediğini söyleyebilirim. Ama bunun olumlu yanlarından da faydalanıyorum tabii ki. Mesela sokakta yürürken insanların size ilgi göstermesi güzel bir şey. O gün keyifsiz olsanız bile tanımadığınız birinin size gülümseyerek yaklaşması, sizinle fotoğraf çektirmek istemesi ilaç gibi gelebiliyor.

Hakkınızda çıkan her habere cevap verme ihtiyacı hissediyor musunuz?

Herkes beni sevmek zorunda değil. Beğenenler kadar, beğenmeyenler de olacaktır. Kimseye "Sen beni nasıl beğenmezsin!" diyemem. Her söylenene de cevap vermem. Bunları kendi içimde yaşar veya kız arkadaşımla paylaşırım. İnsanların duygularını incitmemeye çalışırım.

Bir konserde bir kostüm giymiştiniz, "etek" denmişti.

Aynen öyle. Bizim coğrafyamız farklı. Kalıplaşmış düşünceler var. Ben o kıyafeti giyerken bunları hesaba katmadım. Yakıştığını düşündüm. Eleştiri geleceğini bile bile giydim. Başkaları kötü düşünür diye kendi isteklerimden vazgeçmem.

"Okuyacağım parçaya kalbim karar verir"

Bir parçanın size göre olduğuna nasıl karar veriyorsunuz?

Yeni bir parçayı kulaklığımı takıp dinler, ilk on saniyede beğenip beğenmediğime karar veririm. Daha doğrusu buna kalbim karar veriyor. Kalbime dokunuyorsa tamamdır.

En büyük destekçiniz ve eleştirmeniniz kim?

Kız arkadaşım Eliz.

Yakın çevrenize sizi sorsak ne derler?

Biraz inatçı olduğumu söylerler. Hataları çok olumlu karşılamam. Özellikle işimle ilgili bir hataysa, asla geri adım atmam, düzeltilmesi için her türlü inadı sergilerim.

Erkekler "Kadınları hiç anlamıyoruz" derler. Siz kadınları anlıyor musunuz?

Genellemelerden hiç hoşlanmam. Bu da bir genelleme. Zaten kadın ve erkek diye de bir ayrım yapmıyorum. Kadınların erkeklerde, erkeklerin de kadınlarda gördüğü olumsuz şeyler var. Doğru insanı bulmak sizin sorumluluğunuz.

Müzikle ilgili en büyük hayaliniz ne?

Müzikle ilgili hiç bir şey benim için hayal değil. Potansiyelimin farkındayım. İstediklerimi yapabilirim. Bu işi bilerek yapıyorum, bir anda dünyaya açılabilirim. Yapmak istersem yapabileceğimin farkındayım.

İştahsız çocuklara yemek yedirmenin püf noktaları




Eğer çocuğunuz iştahsızsa, her öğün ne yapacağınızı, ne yedireceğinizi şaşırırsınız. Birçok anne ve baba da aynı durumdan şikayetçi. Peki bu konuda

Ehow isimli işte iştahsız çocukların yemek seçeneklerini artırmanın yolları:
1. Akşam yemeğini erken saatte yedirin: Birçok çocuk öğleden sonra, okuldan eve geldiğnde, yaklaşık saat 3 gibi acıkır. Bu zaman dilimi çocuklarınız için en iyi yemek saati olabilir, daha sonra da akşam hafif bir atıştırmalık yedirebilirsiniz. Eğer çocuğunuz okulda öğle yemeğinde çok fazla yemediyse bu doğrudur. Ancak öğle yemeğinde karnını doyurduysa okuldan gelince bir şey yedirmeyin. Akşam yemeğinde daha fazla acıkmasını bekleyin.
2. Yarım yarım yedirin: Çocuğunuza biraz yediğiniz yemekten ve biraz da sevdiği yemekten parça parça yedirin. Örneğin, tavuk seviyorsa biraz tavuk, biraz da sebze yemeği sunun. Sebze yemeğini bitirirse tavuğunu da yiyebileceğini söyleyin.
3. Daha küçük porsiyonlar şeklinde yemeğini sunun: Genellikle tabaklarımıza ihtiyacımızdan fazla alırız. Fakat, iştahsız çocuklar için bu durum daha tehditkardır. İştahı olmayan çocuklarınıza daha küçük tabaklarda daha küçük porsiyonlar şeklinde yemeklerini verin. Böylece yemek yedirirken savaşı sona erdirirsiniz.
4. İlk kez yediği yemeklerde sabırlı olun: Bazen çocuklar kendilerine sunulan yemezi sevmezler veya yeni bir yemeği denemekten çekinirler. Eğer çocuğunuza yeni bir yemek veriyorsanız, yemekten bir iki parça verin. Ancak bir sonraki seferde daha fazla yemesi gerektiğini belirtin.
5. Bir kez yemek yerine başka şeyler yemesine izin verin: Haftada bir kez yemek yerine bir tost, sandviç ya da bir kase mısır gevreği yemesine izin verin. Bunun hangi öğünde ve hangi gün olacağını kendisi belirlesin.
6. Oyun ile yemek yedirin: Birçok çocuk oyunları sever. Bu nedenle akşam yemeğinde çocuğunuzla yaşına uygun olarak oyun oynamayı deneyin.

Doğum sonrası ruhsal değişime hazır olun




İnsan vücudu bir yerde patlak veriyor ve depresyon denilen ağır bunalımlı hastalığa güçsüz bir şekilde teslim oluyoruz.

Facebook"tan Yorum Yap